Panik Ataklar Kabusunuz Olmasın!   - Özel Yüzyıl Hastanesi Whatsapp  Panik Ataklar Kabusunuz Olmasın!   - Özel Yüzyıl Hastanesi Hemen Ara  Panik Ataklar Kabusunuz Olmasın!   - Özel Yüzyıl Hastanesi Randevu Al

Panik Ataklar Kabusunuz Olmasın!

Panik Ataklar Kabusunuz Olmasın!

Panik Ataklar Kabusunuz Olmasın!


Pan, yunan mitolojisinde yarı keçi yarı insan olarak tasvir edilen çobanların, kırın tanrısıdır. Öyle ki Pan, kırlarda aniden insanların karşısına çıkıp görüntüsüyle insanları korkuttuğu için panik sözcüğüne de ilham kaynağı olmuştur.

Panik, insanların tehlike olarak algıladığı durumlara karşı verdiği doğal fiziksel reaksiyondur. Panik anında vücudumuzda olan değişiklikler hayatta kalmamızı sağlar. Herhangi bir tehdit karşısında nefes almamız hızlanır, kalbimiz daha hızlı atar ve kan vücudumuzda daha hızlı dolaşmaya başlar. Böylelikle kaslarımıza daha fazla oksijen gider. Sindirim sistemimiz kendini kapatarak ilgilenmemiz gereken tehdit unsuruna konsantre olmamızı sağlar. Bu vücudumuzun alarm sistemidir ve vücudumuz tehdit altında hissettiğinde verdiği normal ve sağlıklı bir tepkidir.

PANİK ATAK GEÇİRİYOR OLABİLİRSİNİZ

Panik atak dediğimiz durumda ise vücudumuz sanki bir saldırıya maruz kalacak gibi tepki verir ancak gerçekte böyle bir saldırı yoktur. Bir başka deyişle bu bir yanlış alarmdır. Bu olur olmaz zamanda az miktarda dumanla aktiflenen duman dedektörü, bir kedinin bile yanından geçmesiyle aktiflenen araba alarmı veya hırsız alarmı gibi düşünülebilir. Panik atak, aniden bastıran endişe atağı, endişe nöbetidir. Hızlı bir şekilde (10 dk veya daha kısa sürede) tepe noktasına ulaşır. Yaklaşık 10-15 dk kadar sürer. Panik atak sırasında sıralayacağımız belirtilerden dört tanesinin görülmesi, tanısının konması için çoğu zaman yeterli olur.

 

  1.    Çarpıntı
  2.    Terleme
  3.    Titreme ya da sarsılma
  4.    Nefes darlığı ya da boğuluyor gibi hissetme
  5.    Soluğun kesilmesi
  6.    Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkışma hissi
  7.    Bulantı ve karın ağrısı
  8.    Baş dönmesi ve sersemlik hissi
  9.    Gerçek dışılık algısı veya benliğinden ayrılmış gibi hissetme
  10.    Kontrolünü kaybedeceği ve çıldıracağı korkusu
  11.    Ölüm korkusu
  12.    Üşüme, ürperme veya ateş basmaları
  13.    Uyuşma ve karıncalanma duygusu 

PANİK ATAK VE PANİK BOZUKLUK KARIŞTIRILMAMALI

Birçok kişi hayatında panik atak belirtilerini yaşamıştır, ancak bu kişinin panik bozukluk hastası olduğu anlamına gelmez. Panik atak bahsedilen belirti kümesinden dört tanesinin görülmesiyle karakterize yoğun endişe nöbetidir.

Panik bozukluk ise, tekrarlayıcı beklenmedik panik ataklar görülür. Kişi ataklar arasındaki zamanlarda tekrar panik atak yaşayıp yaşamayacağına dair yoğun kaygı duyar. Panik atakların 'kalp krizi geçirip ölme ''nefes alamayıp boğulma gibi kötü sonuçlara yol açacağı inancıyla sürekli üzüntü duyma eşlik eder. Kişi hatta ataklara ve olası sonuçlarına karşı önlem alma amacı İle bazı davranış değişiklikleri gösterir.(işe gitmeme, yalnız dışarı çıkmama, bazı yiyecek ve içecekleri yiyip içmeme, yanında ilaç taşıma gibi)

Genellikle panik atak yaşayan kişiler acile başvururlar. Tüm muayene ve tetkik sonuçları normal geldiğinde hastanın aldığı yanıt bir şeyi olmadığı yönündedir. Eve dönen hasta zihnindeki sorularla boğuşmaya başlar.(Bir şeyim yok peki biraz önce yaşadığım neydi? Peki tekrar olursa ne yaparım? gibi) Bu belirsizlikle birlikte tekrar panik atak yaşar ve tekrar acile başvurur. Bu kısır döngü ilerledikçe hastada beklenti endişesi oluşur ve süreç panik bozukluğa doğru ilerler.

PANİK ATAK TAKLİTÇİDİR

Panik atak birçok psikiyatrik rahatsızlıkta görülebilir, altta yatan hastalığın teşhis edilmesi de büyük önem taşır.(Depresyon tanısı almış bir hasta aynı zamanda panik ataklar yaşaya bilir.)
Bazı tıbbi rahatsızlıklar panik atağı taklit edebilir. Mesela kan şekerinin düşmesi, çok fazla kafein tüketmek, bazı ilaçların birlikte alınması, tiroid sorunları gibi bazı durumlar panik atak benzeri belirtilere neden olurlar.

Bu nedenle hem ayırıcı tanı hem de altta yatan ruhsal bozuklukların saptanması açısından kişinin en kısa zamanda bir Psikiyatri uzmanı ile temasa geçmesi önem taşır.