Hatırlamasa da Oradadır   - Özel Yüzyıl Gebze Hastanesi
Görüşmeyi Başlat
1
Bilgi almak ister misiniz?
Kodu Tara
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
 E-RANDEVU
Hatırlamasa da Oradadır

Hatırlamasa da Oradadır

21 Eylül Dünya Alzheimer Günü

Alzheimer, beyindeki sinir hücrelerinin zamanla zarar gördüğü, yavaş ilerleyen bir hastalıktır ve bunamanın (demans) en sık nedenidir. Yaşlanmanın olağan bir parçası değildir. Her unutkanlık Alzheimer anlamına gelmez; ama günlük hayatı aksatmaya başlayan bir unutkanlık, bir hekime danışmaya değer.

Hafızayı bir kumsal gibi düşünün. Dalga önce kıyıya en yakın, en yeni ayak izlerini siler. Bu yüzden Alzheimer'lı bir kişi sabah ne yediğini hatırlamazken, çocukken oturduğu sokağı ya da gençliğinde söylediği bir şarkıyı bütün ayrıntılarıyla anlatabilir. Zamanla dalga daha içeri ilerler. İsimler, yüzler, yollar, alışık olunan işler zorlaşır. Hastalık yalnızca hafızayı etkilemez; zaman ve yer duygusu, konuşma, karar verme, bazen de ruh hali ve davranışlar değişir. Huzursuzluk, şüphecilik, akşam saatlerinde artan bir karışıklık sık görülür.

Ama dalganın kolay silmediği bir şey vardır. Alzheimer'lı bir kişi bir olayı unutur, o olayın bıraktığı duyguyu ise çoğu zaman çok daha uzun süre taşır. Kim olduğunuzu hatırlamadığı bir günde bile yanınızda kendini güvende hissedebilir. Bu yüzden söylenen sözün doğruluğu kadar, nasıl söylendiği de önem kazanır.

Birçok aile, sürekli düzeltmenin iki tarafı da yorduğunu zamanla fark eder. Yıllar önce kaybettiği annesini soran birine gerçeği yeniden hatırlatmak, her seferinde yeni bir yas yaşatabilir. “Anneni özledin galiba, bana ondan bahseder misin?” gibi bir cümle ise aynı yere daha yumuşak dokunur. Kısa cümleler, tek seferde tek soru, “hatırlıyor musun?” yerine “bugün kızın geldi” gibi bilgi veren sözler işi kolaylaştırır. Her gün benzer saatlerde yemek, yürüyüş ve uyku, tanıdık eşyalar ve sakin bir ortam, kaybolan hafızanın yerine bir tutunma noktası olur.

Ocak, ilaçlar ve dış kapı gibi riskli noktalar için önlem almak, üzerinde isim ve telefon numarası bulunan bir kart ya da bileklik kullanmak kaybolma gibi durumlarda hayat kurtarır. Bir iki gün içinde beliren ani bir kötüleşme ise çoğu zaman hastalığın ilerlemesinden çok enfeksiyon, ağrı ya da yeni bir ilaç gibi başka bir sorunun işaretidir ve hekimle paylaşılması önemlidir.

Alzheimer'lı bir yakına bakmak, sevdiğiniz birini yanınızdayken yavaş yavaş kaybetmeye benzer. O kişi oradadır ama tanıdığınız haliyle değil. Bu yüzden yakınlar çoğu zaman adı konmamış bir yas yaşar. Öfke, suçluluk, derin bir yorgunluk, bazen de bu sürecin bitmesini istemek… Bunlar sevginin eksikliğinden değil, yükün ağırlığından gelir. Bakımı paylaşmak, dinlenmeye zaman ayırmak, yardım istemek bencillik değildir; uzun bir yolun parçasıdır.

Belki bir gün adınızı hatırlamaz. Ama yanında biri olduğunu, çoğu zaman hisseder.